"Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku…
ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. insan muhittin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaket günlerimde kitaplarım arkadaş oldu. Fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördün ki, kitaplara rağmen çok ıstırap çektim . Çünkü candan bir insanım yoktu . Sen benim yarım kalan tarafımı ikmâl edeceksin…"
Sabahattin Ali 

recep ivedik filmlerine para vereceğime gider 2 Sabahattin Ali kitabı daha alırım. 

1 mayıs gelse de gaz yesek 

ya bişeye basınca paylaştığımız şarkılar çıkıyodu neydi o?

jesuisperdu:

matias arganaraz 
Lunch Hour, 2014
[oil on canvas]
hyposocial:

 vintage/personal blog

respondtogod:

Sadece aşığım.
Deliler gibi,
Çaresizce seviyorum.
Ne dilimden,
Ne aklımdan düşüyorsun.
Hayatıma girdiğinden beri.
Senle düzeldim,
Senle var oldum.
Her an seni istemem,
Anlamsız mı sence?

canım. 

kalbimin ortası. 

"- Seni seviyorum dedi mi sana?
- Demedi. Ama seviyor gibiydi. Bana öyle geliyordu yani. Tamam benim gibi sevmiyordu belki ama sevecekti. Beni sevmesi için gereken her şeyi yapıyordum. Tek istediğim umudumu kırmaması ve bana biraz güvenmesiydi."
Ali Lidar (via filmlerdeoyleolur)
Düşüncelerin seni esir alıyor. Bir noktaya öylece dalıp gidiyorsun. Ama ağlayamıyorsun. En mutlu olduğunu sandığın anlarda bile ağlamak geliyor içinden. Ama katiyen ağlayamıyorsun. Artık ağlayamıyorsun.
eartheld:

mostly nature
scream-ne:

"Ne sen bulutsun ne de ben yağmur.Ne sen mağrur, ne de ben mağrur.Hüzünlü bir akşam susmuşuz, durgunuz hepsi bu..”
adorus:

untitled by deadborah on Flickr.
kurtcobainseverim:

Aşkın henüz yüzünü göstermediği yerde, küçük sevda belirtileri başlarmış. Senden ziyade, benden çok fazla ötede başlayan belirtiler. Somutlaşmış duygulara, kalıplaşmış sıfatlara yakışmayan duygular. Çok ama çok daha iyilerine layık destansı duygular.

Öyle bir insan çıkar karşına, siyah-beyaz dünyanın içinde renk oluverir. Hissettiklerin vardır, ve bu hislere adını koyamadıkların. Üzdüğü, üzüldüğün zamanlar vardır ve bu zamanlara bile minnet duydukların. Belki ondan çok daha değerlileri vardır, eski aşklarının yüceliği, çok daha uzun zamandır sevdiklerin vardır ama onun yeri bambaşkadır. Öyle şeyler hissedersin ki bir noktadan sonra yetersiz olduğunu farkedersin. Bildiğin, tanıdığın tüm özelliklerini irdeleyerek, parçalara ayırarak, ayrı ayrı seversin. 
Sana bakışını, sana hissettirdiklerini, sana gösterdiklerini seversin. Geldiğinden bu yana seni dönüştürdüğü, onunla birlikteyken olduğun insanın iç dünyasını seversin. Anlattıkların o güldüğü zaman komik, tüm eksiklerin o sevdiği zaman tam, ve sen o değer verdikçe anlamlısındır.
Verdiği ve vermediği, açıkladığı veya söyleyemediği her şeyi ile tüm duygularınla hissedersin. Sevgiyse eğer bu, evet seversin.

Seviyorum diyebilmekten çok, söyleyememek dünya üzerindeki çok az sayıda değerli hislerden biri. 
Adını söyleyip susmak, bakıp bakıp açıklayamamak. 
Çünkü söylemiştim, bu aşktan ziyade, benden çok ama çok fazla ötede bir duygu. Denediğim ama açıklayamadığım bir duygu. 

Dünya adil bir yer değil, ve bana hissetirdikleriyle bu dünyayı bile cennet saydıran bir duygu.